Archive for the ‘Tasarım / Mimar’ Category

Baş Mimar’a Beş Milyar.

Sunday, June 13th, 2010

Geçen Arkitera’da gördüğüm şu iş ilanı bende garip duygular uyandırdı. İlk defa bir firma (yabancı recruitment firmalarında olduğu gibi) maaş aralığı belirterek ekibine yeni personel arıyordu. Bundan sonrası benefitleri de sıralamaktı. İş aramıyordum ama ilgimi çekmişti.

Sonra merak ettim, neymiş bu innovatif şirket diye detaylara indim. Sitelerinde projeler kısmında 10′larca ucuz render (hiç birinde fotoğraf yok), ofis ortamındaysa  5 arkadaş, Çağlayan mobilyaları dizilmiş bir apartman katında, sağda solda poz veriyorlar. O kadar.

Ama asıl bomba ilanın altındaki başvuru adresi oldu. huseyinsari0507@gmail.com... Yok artık! Hahahaha. Oldu olacak romantikserseri_1982@hotmail.com yapaydınız. Yok mu sizin firmanızın bir domaini, bir mail adresi kardeşim.

Artık o profesyonel ücret belirten yaklaşımınız da bir şey ifade etmiyor. İyi maaş veriyor gözüktüğünüzü düşünüyorsanız, o altyapıya çok az bile veriyorsunuz ben size söyleyeyim.

Neredeyse paravan gözüktünüz gözüme, üzgünüm.

Mimar, Render, Photoshop

Monday, June 7th, 2010

Şubat başından beri  ‘ta yaptığım işlerden örnekler koymanın vakti geldi artık. Aşağıdakiler,  tasarım ve projelendirme süreclerinde yer aldığım ve sunumlarını hazırladığım projelerden bazıları; (Portfolyomla ilgilenmeyeli 2 yıl oldu ama Timeline CV ‘mi geçen ay bir toparlamıştım.) Altındaki yorumlarsa tasarımları değil sunumlarıyla ilgili dip notlarımı yansıtır.

Render

Gece render'ında ortadaki elektrik direğini niye kaldırdıysam?

Pek seviyorum böyle aynı sahnenin gece ve gündüz alternatiflerini hazırlamayı. Dikkatinizi çekerim, gece fotoğrafında fotoğrafçımız karanlık ortamda ışığı dengelemek için enstantaneyi yükseltmiş. Bulutlar o sebepten böyle hareketli çıkmış. (yoksa google’da alelacele “clouds night” araması yapılınca çıkan ilk arkaplan olduğundan değil yani (!)) Hem tasarım süreci, hem de sunumu pek keyifli bir projeydi.

(more…)

Mimar’ın Bilgisayar Aşkı

Sunday, May 9th, 2010

Çok mu boş vaktim var, pek mi sıkılıyorum bilmiyorum. Üşenmedim, aşağıdaki tabloyu hazırladım. Tamamen kişisel (ve nacizane) görüşlerimi yansıtıyor olup genel kabul olacağı konusunda çok da iddialı değilim.

Mimar için Bilgisayar Standartları

Mimar için Bilgisayar Bilgisi Standartları

Devletin tasarım kavramına zavallı yaklaşımı.

Thursday, April 8th, 2010

Şimdi bahsedeceğim konuların hiç biri aslında güncel meseleler değil. Ancak artık burama geldiğinden kelli, dayanamıyor, dallandırmadan konuya giriyorum.

Önce İstanbul’da sıklıkla rastlaştığımız şu gerizekalı sokak enselasyonlarına konsantre oluyorum. (enselasyon gibi havalı bir kelime bile nefretimi dindirmiyor).  Levent’te plazaların arasında dolaşırken kendimi bir anda Safranbolu’da buluyor, oradan Karadeniz yaylalarına çıkıp, Bodrum’dan sahile iniyorum.

İstanbul'da Trafo Giydirmeleri

İstanbul'da (rezalet) Trafo Giydirmeleri

(more…)

Turgut Saner’in E-Postası

Saturday, March 13th, 2010

Yıl 2005; İTÜ – Mimarlık Tarihi Kürsüsünden çok sevdiğimiz  hocamız Turgut Saner’in gruba attığı e-posta;

Vize notlari ekte; ayrica anabilim dali panosunda da yer aliyor. biraz bol kepce oldu bu sefer, neyse kimsenin itirazi olmaz bu durumda, yilbasi bollugu der geceriz.

Bir iki not: Weissenhof Yerlesmesi diyoruz, Yerleskesi degil. Adolf Loos’un Michaelerplatz’daki kose binasi icin bir “cevreye uyumlu” lafidir gidiyor, adam dunyanin en aykiri seyini yapiyor oraya, neresi uyumlu! Bir de lutfen, lutfen, lutfen, benim bazi olgulari aciklarken yaptigim kuvvetlendirmeleri, sohbet disinda, sinavda kullanmayin: “ben yaptim oldu mimarligi” gibi. Bazi arkadaslar kendi sectikleri konunun mimarini veya yapisini yanlis yazma inceligini gostermisler; tamam isimler zor, ama biraz dikkat lutfen. Mies van der Rohe’yi yeniden vaftiz eden iki arkadasin yorumunu sizle paylasmadan edemeyecegim (ikincisi Vietnamli olsa gerek), Miel Wander Lohe ve Min der van Horn

sevgiler, iyi yillar, Trukut Zanher.

30 Yaş Üstü Bayan Mimarlar Neredeler?

Tuesday, March 9th, 2010
30 Yaş Doğumgünü

30 Yaş pastasını kesen mimar bayanlara ne oluyor?

Şimdiye kadar birçok proje bürosunun içerisinde yahut sağında, solunda bir şekilde yer aldım. Arkadaşlarımın çalıştıklarına bakındım, webden çeşitli ofislerin kadrolarını inceledim. Bu tasarım bürolarında çalışan mimarların %80′e yakını 25-30 yaş arasındalar. Şimdi soruyorum, 30 yaşını geçen mimarların o kaydadeğer kısmı nereye kayboluyorlar (özellikle bayan kısmısı)? Herkes kendi bürosunu açıyor olamaz ya?

Bizim ofisteki bir hatun geçen hafta 30 yaşına bastı. Yakından takip ediyorum. 30 yaş üstü özellikle bayan mimarları ortalardan yok eden ulvi güç nedir araştırıyorum.

Mimar, Mimarlık, İstanbul

Friday, March 5th, 2010

Özellikle Nakkaştepe’deki yeni Vakko Binası… Daha nasıl olsun? İnşaat süresince, konsepti tek bir malzemeden (lamglass) oluşturulmuş basit bir bina olacağı öngörüsündeydim. Şimdiyse bu söylemimi son zerresine kadar yedirecek bir bina çıktı ortaya. Her sabah önünden geçmekten keyif alıyorum, bakmaktan mutluluk duyuyorum. Bir tek cephe oranları, koparılmış tercihleri, temiz hatları değil; içerisinde de kütüphanesi, oditoryumu ve diğer birimleriyle “çok iyi yapı”dan daha da ötesinin olduğunu biliyorum. New York’lu Rex firmasına büyük saygı duyuyorum.

Nakkaştepe-Vakko

Nakkaştepe Vakko Binası

Aşağıdaki de Brigitte Weber’in Mecidiyeköy’deki Trump Kuleleri. Bu gökdelenlerin de teslimini sabırsızlıkla bekliyorum. Oranları, tekrarları ve formlarındaki uyumu oldukça başarılı buluyorum. Ayrıca kulelerin iki yarısındaki zıt kaplama seçiminin, tehlikeli bir çıkış olup (pop-art), çok uygun bir sonuç çıkardığı kanısındayım. İçeride olan bitenleriyse bilmem, etmem. Ancak bu gökdelenleri böyle tasarlayan bir büronun, yanlış şeyler çıkaracağını tahmin etmiyorum.

Trump Towers

Trump Towers

Cam Tuğlası Yasaklansın

Wednesday, February 3rd, 2010

Adam Smith; "Kapitalist olup cam tuğlası kullanacağınıza, Komünist olup bıyık bırakın daha iyi."

Saygıdeğer Mimarlar Odası mensubu meslektaşlarım. Gelin hükümetle uzlaşalım, 2010 yılı itibariyle gerekli altyapıyı oluşturup, bundan böyle uygulanacak projelerde cam tuğlası kullanılmasını yasaklayalım. Hiç bir mimarın halkımızın göz zevkini bu derece bozmaya hakkının olmadığını düşünüyorum. Fotoğraflarda vs. değil de, gerçek yaşantımda, bir kez dahi bu meretin şık kullanıldığı bir mekan görmedim. İstisna falan da yok.

İsyanım, Gri Alüminyum Cephelere

Monday, August 3rd, 2009

Buyrun, uzanın. İlaç kullanıyor musunuz?

Hayır. Başım ağrıdığında aspirin falan… Onu da tadını çok sevdiğimden. Gerçi dışarıdayken kızlara sorup ne varsa onu içiyorum. Geçenlerde -ponstar mı ne- verdiler, onun da tadı hiç fena değil. Kabak çekirdeği gibi. Kızlar maşallah ecza deposu gibiler. Ya yanlarında taşıyorlar, ya da taşıyanı tipinden tanı..

Yeter Sedat Bey, konumuza dönelim. Okuldan önce de var mıydı bu şikayetleriniz?

Hayır. İTÜ Mimarlık’tan mezun olmama yakın başladı. Başlarda bu kadar şiddetli de değildi.

Tamam, şimdi baştan anlatın. Nasıl oluyor?

Söylediğim gibi doktor. Gri alüminyum cephe kaplamalarını görünce birdenbire heyecanlanıyorum ve kollarıma tanımsız bir güç geliyor. Hele söz konusu bina, yakışıklı birşeyse oracıkta mimarını kıstırıp dövmek istiyorum.

(more…)

Her renge saygılıyım.

Sunday, July 12th, 2009

Eskiden renk konusunda kendime hiç güvenmezdim. Herşeyi siyah-beyaz yapardım. Eskiz sürecinden, teslime kadar. Ama artık değiştim. Renk konusunda umutla bakıyorum Dünya’ya. Şimdi burada son yıllarda hayatıma katılan renkleri paylaşacağım. Hiçbir akademik bilinç olmadan; tamamen kişisel, tamamen yüzeysel.

… Her tasarım gri tonlarında (greyscale) en azından katlanılır güzellikte olabilir. Mavi renginiyse ise hiç sevmem.

MAVİ

Geçmişe gidiyoruz… -Görüntü buğulanıp tekrar berraklaşır.- Bir apartmanda Asansörle yukarı çıkıyorum, Sofi duvar arkasından havlıyor. Evet şimdi de kapı aralanıyor… “N’aber Hande? Yine aynı çoraplar?”

MaviHande’nin bir çift çorabı işte aynı bu renkti… Düz qbasic mavisi… Mavi dinlendirir, huzur verir derler. Böyle bir renk kime huzur verebilir sorarım? Eski patronum Mimar Zafer Karoğlu; “mavi bir gökyüzünde, bir de denizde güzel” derdi. Ben de onun gibi, sevmiyorum bu maviyi. Tamamen kişisel.

(more…)