Mimar, Mimarlık, İstanbul
Özellikle Nakkaştepe’deki yeni Vakko Binası… Daha nasıl olsun? İnşaat süresince, konsepti tek bir malzemeden (lamglass) oluşturulmuş basit bir bina olacağı öngörüsündeydim. Şimdiyse bu söylemimi son zerresine kadar yedirecek bir bina çıktı ortaya. Her sabah önünden geçmekten keyif alıyorum, bakmaktan mutluluk duyuyorum. Bir tek cephe oranları, koparılmış tercihleri, temiz hatları değil; içerisinde de kütüphanesi, oditoryumu ve diğer birimleriyle “çok iyi yapı”dan daha da ötesinin olduğunu biliyorum. New York’lu Rex firmasına büyük saygı duyuyorum.
Aşağıdaki de Brigitte Weber’in Mecidiyeköy’deki Trump Kuleleri. Bu gökdelenlerin de teslimini sabırsızlıkla bekliyorum. Oranları, tekrarları ve formlarındaki uyumu oldukça başarılı buluyorum. Ayrıca kulelerin iki yarısındaki zıt kaplama seçiminin, tehlikeli bir çıkış olup (pop-art), çok uygun bir sonuç çıkardığı kanısındayım. İçeride olan bitenleriyse bilmem, etmem. Ancak bu gökdelenleri böyle tasarlayan bir büronun, yanlış şeyler çıkaracağını tahmin etmiyorum.


tesadüf bu sabah ben de vakko binasının önünden geçtim ve benzer şeyleri düşünmüşüz seninle :)
Di mi Gürdal abi :)
Vakko binasına bir gezi ayarlayayım mı sana
anlastik.
selam ben senay, gercekten super bir site, eger facebook veya twitter varsa eklemek isterim…
Geçenlerde bu bina önünden ben de geçtim. Giydirme cepheler üzerinde oluşan fikrimin tersine oldukça başarılı bir yapı gördüm. Bakarken kafanızın geride kaldığını fark ediyorsunuz.