custom counter

Mimarın Çorabıyla İmtihanı

Şantiyenin sonlarındayız.

Mücevhercinin yerlerine sisal serilmiş, son rötuşlar yapılıyor. İçeride galoşla geziyoruz. O gün galoşlar bitmiş, acelemiz de var kimseyi göndermiyorum “kap bir paket” diye.

Önden ben giriyorum ve ayakkabılarımı çıkarıyorum. Böyle yapınca ustalar hassasiyetimi anlıyor, daha da dikkatli oluyorlar.

Birinin çorabının aşınmış, hatta yırtılmış olmasının şakasını yapmam. Ama bizimki en arkada ustaların arkasından gözümün içine bakıyor.

Sahnenin sonunda alanda 3 usta, 2 mimar, 10 çorap var. Mimarlar siyah giyinmiş, oldukça şıklar. Ama mimarların diğeri bir yerden Michael Jackson’ı andırıyor.

Ferhan, o karizmatik topuklunun içinde ne işi var bembeyaz kısa nike çorabın. Neon yanıyor sanki ortalıkta, “Eni veci vokkey” diyip eğilmeni bekliyorum.

« Mimar’ın sinir-stresi
Badass Mimar »

Henuz yorum yapilmamis